Faiz Cebiroğlu
Bir arkadaşım
vardı
Nedim.
Antakya
Dursunlu’dan
Göçtüğüm gün
Göçtüğüm gün
Tanıdım
1981’de
İzmir’de.
Nedim,
Gerçekten
nedimdir!
O da Antakya’lı.
Ne Türkçe
bilir, ne de İngilizce!
Karmaşık
bir Arapçası vardı.
Güzelyalı’da
tanıştık
Karo işçisi
olarak,
İzmirde!
Karo işçisi,
Nedim
Karolarını
döşerdi
Kaçak
inşaatlarda
Gün boyunca
Sessizce.
İnşaatlarda yatar
Ama yatağı
yok.
Mutfak ta nedir
bilmez.
Ama karnı
tok(!)
Çünkü
umudu çok!
Bir gün
Davet etti beni, Nedim
Güzelyalıya.
Yarın
akşam,
Saat 19.00’da
Gel dedi.
Çok
ta güzel
Bir menemen yaparım
sana.
Gittim.
Elimde bir şişe şarap
Ama Nedim’e baktım
Sanki bir harap!
Ne menemen,
Ne ekmek, ne para..
Ama Karolar döşemiş
Kaçak
inşaatlara…
Nedim, yine
Müteahhitlerin gadrine uğramış
Belki
bin kere!
Nedim, Nedim!...
İşte
budur
Kapitalizm,
dedim.
Bu
işten hayır gelmez
Gel,
birlikte dönelim
Antakya’ya.
Nedim
Küstü,
sessizce.
Sabırlıyım
Feyyaz, dedi,
Haftaya
para alırım
Hem
balık yer
Hem
de rakı içeriz
İzmir’de,
Güzelyalı’da
Gizlice…
Karo
işçisi Nedim,
Müteahhitlerin
gadrine uğrayan Nedim.
Yemek
nedir bilmez
Ama
karnı tok(!)
Çünkü
umudu çok!..
Aradan
33 yıl geçmiş.
Dün
haberini aldım.
Açlıktan
ölmüş, Nedim,
Güzelyalı’da.
Nedimce, sessizce.
Ve İzmir'de.
Ve İzmir'de.

Ingen kommentarer:
Send en kommentar