søndag den 25. maj 2014

Ah Nedim,ah!...




Faiz Cebiroğlu

Bir arkadaşım  vardı
Nedim.
Antakya
Dursunlu’dan
Göçtüğüm gün
Tanıdım
1981’de
İzmir’de.

Nedim,
Gerçekten nedimdir!
O da Antakya’lı.
Ne Türkçe bilir, ne de İngilizce!
Karmaşık bir Arapçası vardı.
Güzelyalı’da  tanıştık
Karo işçisi olarak,
İzmirde!

Karo işçisi, Nedim
Karolarını döşerdi
Kaçak  inşaatlarda
Gün boyunca
Sessizce.

İnşaatlarda yatar
Ama yatağı yok.

Mutfak ta  nedir bilmez.
Ama karnı tok(!)
Çünkü umudu çok!

Bir gün
Davet etti beni, Nedim
Güzelyalıya.
Yarın akşam,
 Saat 19.00’da
Gel dedi.
Çok ta güzel
Bir menemen yaparım sana.

Gittim.
Elimde bir şişe şarap
Ama Nedim’e baktım
Sanki bir harap!

Ne menemen,
Ne ekmek, ne para..
Ama Karolar döşemiş
Kaçak  inşaatlara…

Nedim, yine
Müteahhitlerin gadrine uğramış
Belki bin kere!

 Nedim, Nedim!...
İşte budur
Kapitalizm, dedim.
Bu işten hayır gelmez
Gel, birlikte dönelim
Antakya’ya.

Nedim
Küstü,  sessizce.
Sabırlıyım Feyyaz, dedi,
Haftaya para alırım
Hem balık yer
Hem de rakı içeriz
İzmir’de,
Güzelyalı’da
Gizlice…

Karo işçisi Nedim,
Müteahhitlerin gadrine uğrayan Nedim.
Yemek nedir bilmez
Ama karnı tok(!)
Çünkü umudu çok!..

Aradan 33 yıl geçmiş.
Dün haberini aldım.
Açlıktan ölmüş, Nedim,
Güzelyalı’da.
Nedimce, sessizce.
Ve İzmir'de.

Ingen kommentarer:

Send en kommentar